İstanbul Yazılarımdan: BİR ŞEHRE GÖNÜL VERENLER! Nusret Karaca/Araştırma ve Derlemeleri

nusretk Çevrimdışı

nusretk

Member
İstanbul Yazılarımdan:
BİR ŞEHRE GÖNÜL VERENLER!
Nusret Karaca/Araştırma ve Derlemeleri

İstanbul... Bosphorus... Her zaman söylerim, "Bir Dünya Güzeli".
Bu şehirde yaşamak, onu solumak, aidiyet duygusuyla bağlı olmak ne gurur ve mutluluk!

2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlik ve projelerinde "BEN HALİÇ" ile yer almak, "İSTANBULUM" dizisi içinde bulunmak çok anlamlıydı. O zamanlar yarım kalan bazı araştırmalarım için dostlarım ve Kültür A.Ş. çalışmaları rehberim olmuştu.

Dikkatimi çekenleri not etmiştim bir yerlere... Gazete kupürleri, dergiler... Oralardan ilgimi çeken konular... Söyleşiler, sohbetler, paneller... Derleyip toparlamak ve yazıya dökmek!

Şimdi onlardan ve daha öncekilerden bazılarını tekrar anımsatmak istedim İstanbul adına, bu şehrin aşıklarına...

Bakın Eray Canberk'in, 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Projesi'nde yer alan 80 Semt, 80 Kitap, 80 Yazar (sonradan 80 oldu) "İstanbulum" dizisi kitaplarının arka kapaklarında yer alan yazısından bir bölüm:

"Bir kentin tarihini, coğrafyasını, toplumsal hayatını, geçirdiği değişimleri, insan tiplerini, atmosferini, doğal güzelliklerini, unutulan değerlerini, yeme içme kültürünü, gecesini gündüzünü, yazını kışını, folklorunu, eğlence hayatını, daha bin türlü özelliğini, herkes kendince görür. Tarihçi başka, coğrafyacı başka, turizmci başka, asker başka, öğretmen bambaşka bir gözle görür ve kendi bakış açısıyla yazmak ister. Ama bir yazar-edebiyatçı, kendince bir duyarlıkla yaklaşır kentine. Çevresine gönül gözüyle bakar. Kendisini değişik insanların yerine koyar, onların yüreğiyle de hissetmeye çalışır, öylece yazar... Yazar yazdığı zaman, birçok kimse o yazıda kendi duygularını, düşünüp de söyleyemediklerini bulur. Kendisinden önce yazılmış olanları da anımsamak ister..."

Evet! İstanbul bir dünya güzeli! Sevdalıları öyle çok ki!

Hepsi yabancı... Hepsi de İstanbul sevdalısı, kimilerinin adları da bazı caddelerde, semtlerde...

Claude Farrère;
Gerçek adı Frédéric Charles Bargone; d. 27 Nisan 1876, Lyon - ö. 21 Haziran 1957, Paris. Fransız yazar.
1902 yılında İstanbul'a gelir. Söylenildiğine göre önyargılarıyla... 2 yıl sonra ise bir Türk dostu olarak ayrılır. Doğu'ya, İslam'a ve denizciliğe ilgisiyle bilinir. 1922 yılında yine Türkiye'ye gelir. "Türkler'in Manevi Gücü", "Ankaralı Dört Hanım" adlı kitapları bulunan yazarın adı Sultanahmet'te bir caddeye verilmiştir. Sirkeci'de başlayıp, Bab-ı Ali Caddesi'nin başlangıç kısmına doğru uzanan cadde: Klod Farer Caddesi.

Alphonse de Lamartine;
Adı Taksim'de bir caddeye verilen Fransız yazar, şair. İstanbul için "Biricik ve kabul etmez şehirdir. Manzarasının güzelliğini hiçbir fırça ve kalem layıkıyla tasvir edemez" ifadelerini kullanmıştır. 1833 yılında Osmanlı Padişahı II. Mahmud tarafından iyi bir şekilde ağırlandı. "Histoire de la Turquie" adlı bir araştırması bulunuyor. Fransız edebiyatında Romantizm akımının öncülerindendir.

Giuseppe Donizetti;
1788-1856 yılları arasında yaşamış İtalyan müzisyen. Ünlü opera bestecisi Gaetano Donizetti'nin ağabeyidir. II. Mahmud'un daveti üzerine İstanbul'a gelir. Abdülmecid tarafından Paşa unvanı verilir. "Mahmudiye" ve "Mecidiye" marşlarını besteler ve "Mızıka-i Hümayun"u yapılandırır. Müzik dersleri verir. Donizetti Paşa olarak anılır.

Pierre Loti;
Pierre Loti isminin yazara, kimi kaynaklara göre öğrencilik yıllarında, kimi kaynaklara göre ise 1867 yılında yaptığı Okyanusya seferi sırasında, Tahitili yerliler tarafından verildiği söylenir. "Loti", egzotik iklimlerde yetişen egzotik bir çiçeğin adıdır.
Genç yaşta Fransız Deniz Kuvvetleri'ne katılan Fransız subay/yazar çok kez İstanbul'da bulunur. 1879'da âşık olduğu kişi adına "Aziyade" adlı romanını yayımlar. Bu eser o zamanın yaşamından izler taşır. 1920 yılında şehrin fahri hemşehrisi ilan edilir. En çok gittiği yer olan Haliç'teki (Eyüp sırtları) kahvehane ve tepe onun adıyla anılıyor. Pierre Loti Kahvehanesi... Biraz yukarısında Aziyade, ziyaret edilen panoramik mekânlar...

Zsa Zsa Gabor (1917-2016);
Macar asıllı Amerikalı oyuncu ve televizyon yıldızı. Gerçek bir İstanbul sevdalısıydı. 1942 yılında Conrad Hilton ile evlenir. İstanbul'u eşine o kadar fazla anlatır ve över ki sonunda onu bu şehirde bir otel yaptırmaya ikna eder. Çift daha sonra ayrılsa da otel, onların aşkının bir hatırası olarak İstanbul'da hizmeti sürdürür.

Umberto Eco (1932-2016);
İtalyan bilim insanı, yazar, edebiyatçı, eleştirmen ve düşünür. Umberto Eco; "Bazı kentler birdenbire içine alıverir, bazıları ise kendini sakınmadan, yaklaştıkça yavaş yavaş ortaya koyar. Kuşkusuz İstanbul ikinci tip kentlerden" der.
"Bazı kentler birdenbire içine alıverir..." İstanbul'a tutkundu.
"İstanbul, dünyada gördüğüm en güzel dört şehirden biri. Roma, Rio de Janeiro, New York ve İstanbul. Bu dört şehre derin entelektüel duygular besliyorum." diyerek İstanbul hakkındaki duygularını dile getirir.

Evet! Çok uzaklardan da gelseler İstanbul onları cezbetti... Bir bakıma "Uzaklardaki İstanbul Sevdalıları" oldu her biri...

İyi ki varsın İstanbul... İyi ki Golden Horn'da (Altın Boynuz -Haliç) büyüdüm, Khalkedon'da (Kadıköy) yaşıyorum.
Her iki yakandan da kucaklıyorum seni Bosphorus'um.

(*) İstanbul Kültür A.Ş, Atlas 1999, Pierre Loti, Haliç anıları, konuşmaları, 2010 Avrupa Kültür Başkenti Etkinlikleri ve Söyleşileri, Yayınları, Golden Horn'daki duyduklarım. Semtimden tuttuğum notlarım, İ.B.B yayınları, Star, Kitaplığımdaki notlar, dergi gazete kupürleri, Eray Canberk, Pera Palace Hotel.
 
Geri
Üst